Ortalama biri görmeden bakmakta, duymadan dinlemekte, hissetmeden dokunmakta, tat almadan yemekte, fiziki bilince ulaşmadan hareket etmekte, koku alma bilincine ulaşmadan nefes almakta ve düşünmeden konuşmaktır .Böyle bir duyusal körlükte belleğin evrenle ilişkisi kesilir. Leonardo da Vinci
Mimar Sinan'ın yüksek farkındalığı
Kanuni Sultan Süleyman kendi adını taşıyacak olan Süleymaniye Camii'ni yapmak üzere Mimar Sinan'ı arsanın bulunduğu yere çağırtır.Araziye bakıp uygun olup olmadığını sorar.Mimar Sinan araziyi dikkatle inceler, padişah Sinan'a sorar:"Araziyi nasıl buldun?"
Araziye bakmaya devam eden Mimar Sinan padişahın bu sorusunu cevapsız bırakır.Herkesin gözü padişah ve Mimar Sinan'ın üzerindedir.Padişah bir kez daha sorar:"Bu iş olacak mı Sinan efendi?" Mimar Sinan padişahın bu sorusuna cevapsız bırakır.
Padişahın sabrı tükenir ve Mimar Sinan'ın yanına yaklaşır.Ne olduğunu sorar.Oysaki Mimar Sinan , daha arazideyken çizmiş olduğu projesini ekranda izlemektedir.
Duyusal farkındalığı ile gelecekte yapacağı eserinin hayalindeki görüntüsünü inceleyen Mimar Sinan, belli bir süre sonra yürümeye başlar ve başını eğerek araziye girer.Sonra padişahın yanına gelir ve"Tamam" der."Bu arazi bu iş için son derece uygun."Padişah, Mimar Sinan'a dönerek sorar:"Yaptığın incelemeyi anladım, ama araziye girerken başını neden eğdiğini anlamadım".Mimar Sinan şöyle cevap verir:"O sırada caminin kapısından içeri giriyordum, kafam vurmasın diye başımı eğdim".
Duyusal kesinlik bir pusula gibi değerlendirilmelidir.Hedefleriniz doğrultusunda sapmalar yaşamak istemiyorsanız her an onu kullanmalısınız.

0 yorum:
Yorum Gönder